İşletmelerde Active Directory, dosya sunucusu, ERP, veritabanı, Linux uygulamaları ve farklı servisler için ayrı sunuculara ihtiyaç duyulabilir. Her servis için ayrı fiziksel sunucu kullanmak ise donanım maliyetini, enerji tüketimini ve sistem yönetimini artırabilir.
Sunucu sanallaştırma, güçlü bir fiziksel sunucunun işlemci, RAM, disk ve network kaynaklarının birden fazla bağımsız sanal sunucu tarafından kullanılmasını sağlar.
Bursa Bilgisayar olarak Bursa sunucu sanallaştırma hizmetimiz kapsamında işletmeler için Hyper-V, Proxmox VE ve ihtiyaca uygun diğer sanallaştırma altyapılarının planlanması, kurulması ve yapılandırılmasını gerçekleştiriyoruz.
Mevcut fiziksel sunucuların sanal ortama taşınması, yeni sanal makinelerin oluşturulması, network ve VLAN yapılandırmaları, depolama planlaması, yedekleme ve felaket kurtarma senaryolarını da sanallaştırma projesinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz.
Sanallaştırma, tek bir fiziksel sunucunun kaynaklarının birden fazla bağımsız sanal makine tarafından kullanılmasını sağlayan teknolojidir.
Örneğin güçlü bir fiziksel sunucu üzerinde;
VM01 → Active Directory
VM02 → Dosya Sunucusu
VM03 → ERP Sunucusu
VM04 → Linux Server
VM05 → Veritabanı Sunucusu
çalıştırılabilir.
Her sanal makine kendi işletim sistemine, diskine, RAM kapasitesine ve network yapılandırmasına sahip olabilir.
Böylece fiziksel donanım ortak kullanılırken servisler mantıksal olarak birbirinden ayrılabilir.
İşletmenin mevcut sunucu altyapısına göre aşağıdaki hizmetleri sunabiliriz:
Sanallaştırma doğru planlandığında fiziksel sunucu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayabilir.
Başlıca avantajları;
şeklinde sıralanabilir.
Ancak sanallaştırma fiziksel donanım ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmaz. Fiziksel host arızası üzerinde çalışan birden fazla sistemi aynı anda etkileyebileceğinden altyapının doğru tasarlanması önemlidir.
Microsoft Hyper-V, özellikle Windows Server ağırlıklı kurumsal altyapılarda kullanılabilen sanallaştırma platformlarından biridir.
Hyper-V üzerinde Windows ve desteklenen diğer işletim sistemleri sanal makineler olarak çalıştırılabilir.
Örneğin;
Fiziksel Server / Hyper-V
→ Domain Controller
→ File Server
→ ERP Server
→ SQL Server
şeklinde bir yapı oluşturulabilir.
İşletmenin Microsoft altyapısı, lisanslama gereksinimleri ve mevcut sistemleri değerlendirilerek Hyper-V kullanımı planlanabilir.
Proxmox VE, açık kaynak tabanlı sanallaştırma platformlarından biridir ve özellikle KVM sanal makineler ile LXC container yapılarını yönetmek için kullanılabilir.
Proxmox üzerinden;
merkezi bir arayüz üzerinden yönetilebilir.
İşletmenin kullanım senaryosuna göre tek node veya daha gelişmiş Proxmox altyapıları oluşturulabilir.
Her işletme için tek bir doğru sanallaştırma platformu bulunmaz.
Hyper-V, Microsoft ekosisteminin yoğun olduğu işletmelerde avantaj sağlayabilir.
Proxmox VE ise Windows ve Linux sistemlerin birlikte kullanıldığı, esnek sanallaştırma ve açık kaynak altyapısı istenen projelerde değerlendirilebilir.
Karar verirken;
birlikte değerlendirilmelidir.
Sanallaştırma platformu kurulduktan sonra ihtiyaç duyulan servisler için ayrı sanal makineler oluşturulabilir.
Her VM için;
ayrı ayrı yapılandırılabilir.
Kaynaklar gelişigüzel dağıtılmamalı, fiziksel host kapasitesi ve diğer sanal makinelerin ihtiyaçları dikkate alınmalıdır.
Domain Controller sistemleri sanal makine olarak çalıştırılabilir.
Örneğin;
DC01 → Windows Server / Active Directory
şeklinde ayrı bir VM oluşturulabilir.
Active Directory kritik bir servis olduğundan yedekleme ve süreklilik ayrıca planlanmalıdır.
İşletmenin büyüklüğüne göre ikinci Domain Controller farklı bir VM veya fiziksel altyapı üzerinde konumlandırılabilir.
Windows File Server sanal makine üzerinde çalıştırılabilir.
Bu yapıda işletim sistemi sanal makinede bulunurken dosya depolama alanları ihtiyaca göre sanal diskler veya uygun storage altyapısı üzerinden sağlanabilir.
Dosya sunucusunda veri miktarı yüksekse disk performansı ve yedekleme süresi ayrıca değerlendirilmelidir.
ERP ve kurumsal uygulamalar sanal sunucular üzerinde çalıştırılabilir.
ERP üreticisinin desteklediği sistem gereksinimlerine göre;
kaynakları ayrılabilir.
Özellikle yoğun veritabanı kullanan ERP sistemlerinde storage performansının doğru planlanması önemlidir.
SQL Server, PostgreSQL, MySQL ve diğer veritabanları sanal makinelerde çalıştırılabilir.
Ancak veritabanı sunucularında yalnızca yeterli RAM ayırmak performans için yeterli değildir.
Disk I/O, CPU, storage gecikmesi ve network kapasitesi de dikkate alınmalıdır.
Yoğun veritabanı sistemlerinde fiziksel kaynakların aşırı paylaştırılması performans sorunlarına neden olabilir.
Linux tabanlı web, uygulama, Docker veya veritabanı sunucuları ayrı VM’lerde çalıştırılabilir.
Örneğin;
VM01 → Windows Active Directory
VM02 → Windows File Server
VM03 → Ubuntu / Docker
VM04 → Linux Database
gibi Windows ve Linux sistemlerin aynı fiziksel altyapıda çalıştığı hibrit yapılar oluşturulabilir.
İşletmede çalışan eski fiziksel sunucular uygun senaryolarda sanal ortama taşınabilir.
Bu işlem genellikle P2V – Physical to Virtual olarak adlandırılır.
Taşıma öncesinde;
incelenmelidir.
Her fiziksel sistemin doğrudan sanallaştırılmaya uygun olduğu varsayılmamalıdır.
İşletmede farklı görevler için çalışan birden fazla eski fiziksel sunucu bulunabilir.
Örneğin;
Server 1 → Active Directory
Server 2 → Dosya Sunucusu
Server 3 → ERP
Server 4 → Uygulama
Bu sistemlerin kaynak kullanımları incelenerek uygun durumlarda daha güçlü bir fiziksel sunucu üzerinde sanal makineler olarak konsolide edilmesi planlanabilir.
Bu sayede fiziksel cihaz sayısı azaltılabilir.
Sanal makinelerde vCPU kaynakları ihtiyaca göre atanmalıdır.
Her VM’e gereğinden fazla vCPU vermek her zaman daha yüksek performans sağlamaz.
Fiziksel işlemcinin kapasitesi ve eş zamanlı çalışan sanal makinelerin yükleri değerlendirilerek kaynak dağılımı yapılmalıdır.
Özellikle ERP ve veritabanı sistemlerinde gerçek CPU kullanımı takip edilmelidir.
Sanallaştırma hostlarında RAM kritik kaynaklardan biridir.
Örneğin fiziksel sunucuda 128 GB RAM bulunması, 128 GB’ın tamamının sanal makinelere dağıtılması gerektiği anlamına gelmez.
Hypervisor ve diğer sistem ihtiyaçları için de kaynak bırakılması gerekir.
Sanal makinelerin gerçek RAM kullanımları izlenerek kapasite planlaması yapılmalıdır.
VM disklerinin bulunduğu fiziksel storage performansı tüm sanal altyapının performansını etkileyebilir.
SATA, SAS, SSD ve NVMe gibi farklı disk teknolojileri kullanım senaryosuna göre değerlendirilebilir.
Yoğun ERP, SQL veya dosya sunucusu kullanılan sistemlerde disk performansı özellikle önemlidir.
Fiziksel sunucuda disk arızalarına karşı uygun RAID yapıları kullanılabilir.
RAID seviyesi seçilirken;
birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak RAID yine yedekleme değildir.
Sanal makinelerin ayrıca yedeklenmesi gerekir.
Sanal makinelerin aynı fiziksel disk altyapısını paylaşması disk performansını kritik hale getirir.
Yoğun sanallaştırma sistemlerinde SSD veya NVMe tabanlı storage önemli performans avantajı sağlayabilir.
Ancak disk teknolojisi kadar RAID controller, bağlantı altyapısı ve kullanılan storage mimarisi de performansı etkiler.
Sanal makineler fiziksel networke sanal switchler üzerinden bağlanabilir.
Her VM’in farklı networklerde çalışması sağlanabilir.
Örneğin;
VM – Active Directory → Server VLAN
VM – ERP → Application VLAN
VM – Web Server → DMZ
şeklinde network segmentasyonu oluşturulabilir.
Bu yapı fiziksel switch, VLAN ve firewall altyapısıyla birlikte planlanmalıdır.
Sanallaştırma hostu üzerinden birden fazla VLAN taşınabilir.
Managed switch ile hypervisor arasındaki bağlantı uygun şekilde trunk olarak yapılandırılabilir.
Sanal makinelerin hangi VLAN’a bağlanacağı sanal network yapılandırması üzerinden belirlenebilir.
Bu sayede aynı fiziksel sunucuda çalışan VM’ler farklı network segmentlerinde konumlandırılabilir.
Sanal sunucuların birbirleriyle veya internetle iletişim kurması gerektiğinde firewall politikaları oluşturulabilir.
Örneğin web sunucusunun internete açık olması gerekirken veritabanı sunucusunun doğrudan internete erişilebilir olması gerekmeyebilir.
İnternet → Firewall → Web Server → Database Server
şeklinde katmanlı mimariler oluşturulabilir.
Çok sayıda sanal makine bulunan hostlarda network trafiği yüksek olabilir.
Özellikle;
yapılıyorsa 10 Gigabit network değerlendirilebilir.
Sunucu, switch, SFP/DAC ve storage altyapısının birlikte uygun olması gerekir.
Sanallaştırmanın önemli avantajlarından biri sanal makinelerin merkezi olarak yedeklenebilmesidir.
İhtiyaca göre;
gibi yöntemler değerlendirilebilir.
Yedekleme sıklığı işletmenin kabul edebileceği veri kaybı ve kesinti süresine göre belirlenmelidir.
Snapshot, sanal makinenin belirli bir zamandaki durumuna geri dönmeye yardımcı olabilecek bir özelliktir.
Örneğin kritik bir yazılım güncellemesinden önce snapshot alınabilir.
Güncelleme problem oluşturursa belirli senaryolarda önceki duruma dönüş için kullanılabilir.
Ancak önemli bir nokta vardır:
Snapshot, yedekleme değildir.
Snapshotların uzun süre kontrolsüz tutulması storage kullanımını ve bazı platformlarda performansı olumsuz etkileyebilir.
İş sürekliliğinin önemli olduğu işletmelerde sanal makinelerin ikinci bir fiziksel sisteme replike edilmesi değerlendirilebilir.
Örneğin;
Ana Host → Replika Host
şeklinde bir yapı kurulabilir.
Ana fiziksel sunucuda ciddi arıza oluştuğunda ikinci sistem üzerinden servislerin yeniden devreye alınmasına yönelik bir felaket kurtarma planı oluşturulabilir.
Replikasyon tek başına yedekleme yerine geçmez.
Sanallaştırmanın önemli noktalarından biri fiziksel hostun kritik hale gelmesidir.
Örneğin tek fiziksel sunucu üzerinde beş sanal sunucu bulunuyorsa fiziksel sunucunun arızalanması beş sistemi birden etkileyebilir.
Bu nedenle kritik yapılarda;
gibi süreklilik seçenekleri değerlendirilmelidir.
Kesinti toleransının düşük olduğu daha büyük yapılarda birden fazla fiziksel host kullanılarak yüksek erişilebilirlik çözümleri değerlendirilebilir.
Bir hostta problem oluşması durumunda sanal makinelerin diğer altyapıda çalıştırılması hedeflenebilir.
HA sistemleri standart tek sunuculu sanallaştırmaya göre daha fazla;
gerektirebilir.
Bu nedenle işletmenin gerçek süreklilik ihtiyacına göre tasarlanmalıdır.
Birden fazla Proxmox sunucunun bulunduğu yapılarda cluster mimarileri oluşturulabilir.
Cluster merkezi yönetim ve gelişmiş sanallaştırma senaryoları sağlayabilir.
Ancak cluster kurmak tek başına otomatik olarak yüksek erişilebilirlik sağlamaz.
Quorum, storage, network ve HA tasarımının ayrıca doğru şekilde planlanması gerekir.
NAS sistemleri VM yedeklerinin saklanması veya uygun altyapılarda sanallaştırma storage’ı olarak kullanılabilir.
NAS kullanılacaksa;
gibi faktörler değerlendirilmelidir.
Backup NAS ile üretim storage’ının görevleri birbirinden ayrılarak planlanabilir.
Birden fazla kritik sistem tek fiziksel host üzerinde çalıştığında elektrik kesintilerinin etkisi daha önemli hale gelir.
Sunucu, storage ve kritik network cihazları için uygun UPS kapasitesi planlanmalıdır.
Destekleyen sistemlerde uzun süreli elektrik kesintilerinde sanal makinelerin ve hostun kontrollü şekilde kapatılması için otomasyon seçenekleri değerlendirilebilir.
Kurumsal sanallaştırma projelerinde yalnızca VM oluşturmak yeterli değildir.
Örneğin;
Fiziksel Host
↓
Sanal Makineler
↓
Yerel Backup
↓
İkinci Depolama / NAS
↓
Farklı Lokasyon veya Bulut
şeklinde katmanlı bir yedekleme yapısı değerlendirilebilir.
Yedekleme stratejisi işletmenin verisinin önemine ve kurtarma hedeflerine göre oluşturulmalıdır.
Kritik sistemlerde iki temel soru önemlidir:
Ne kadar veri kaybını kabul edebilirsiniz?
ve
Sistem ne kadar süre kapalı kalabilir?
RPO, kabul edilebilir veri kaybı aralığını; RTO ise sistemin tekrar çalışır hale gelmesi için hedeflenen süreyi ifade eder.
Örneğin günlük yedek alan bir sistemde teorik olarak son yedekten sonraki değişikliklerin kaybedilmesi riski bulunabilir.
Bu nedenle kritik ERP ve üretim sistemleri ile daha az kritik sistemlerin aynı yedekleme politikasını kullanması gerekmeyebilir.
Fiziksel host ve sanal makinelerin kaynak kullanımlarının izlenmesi önemlidir.
Takip edilebilecek başlıca değerler;
olabilir.
Bu sayede kaynak darboğazları kapasite tamamen tükenmeden fark edilebilir.
Sanal makinelerin yavaş çalışmasının birçok nedeni olabilir.
Örneğin;
performansı etkileyebilir.
Sorunun kaynağı belirlenmeden yalnızca VM’e daha fazla CPU veya RAM vermek her zaman çözüm sağlamaz.
İşletmede yıllar içerisinde çok sayıda VM oluşturulmuş olabilir.
Artık kullanılmayan;
storage alanını tüketebilir.
Mevcut altyapı analiz edilerek hangi kaynakların aktif olduğu belirlenebilir.
Çalışan sistemlerde herhangi bir VM veya disk doğrulanmadan silinmemelidir.
Sanal makineler eski fiziksel hosttan yeni bir sunucu altyapısına taşınabilir.
Migration sırasında;
değerlendirilmelidir.
İşletmenin çalışma düzenine göre geçiş zamanı planlanabilir.
Yeni fiziksel sunucu alınırken yalnızca mevcut VM’lerin toplam kaynakları hesaplanmamalıdır.
Gelecekteki büyüme için de kapasite bırakılmalıdır.
Planlama sırasında;
birlikte değerlendirilir.
Fabrikalarda farklı kritik servisler aynı IT altyapısı içerisinde çalışabilir.
Örneğin;
VM01 → Active Directory
VM02 → ERP
VM03 → SQL
VM04 → Dosya Sunucusu
VM05 → Üretim Uygulaması
gibi bir mimari oluşturulabilir.
Üretim süreçlerini etkileyen sistemlerde kesinti toleransı, yedekleme ve fiziksel host arızası senaryoları özellikle dikkate alınmalıdır.
Sanallaştırma yalnızca büyük şirketlere yönelik değildir.
Örneğin 20–50 kullanıcılı bir işletmede tek bir güçlü fiziksel sunucu üzerinde Active Directory, dosya sunucusu ve kurumsal uygulama sunucularının ayrı VM’ler halinde çalıştırılması mantıklı olabilir.
Ancak işletmenin gerçekten ihtiyaç duymadığı karmaşık bir sanallaştırma altyapısı oluşturmak da gereksiz maliyet yaratabilir.
Bu nedenle çözümü kullanıcı ve uygulama ihtiyacına göre planlıyoruz.
Uygun projelerde sanallaştırma altyapısının temel yapısı dokümante edilebilir.
Örneğin;
kayıt altına alınabilir.
Bu sayede altyapının gelecekte yönetilmesi ve yeni teknik personel tarafından anlaşılması kolaylaşır.
Genel olarak sanallaştırma projesini şu şekilde planlayabiliriz:
Mevcut çalışan sistemler sanallaştırılacaksa ayrıca geçiş ve kesinti planı hazırlanır.
Sunucu sanallaştırma çözümlerimiz özellikle;
için planlanabilir.
Bursa Bilgisayar olarak sanallaştırmayı yalnızca Hyper-V veya Proxmox kurup birkaç sanal makine oluşturmak şeklinde değerlendirmiyoruz.
Sanallaştırma + Sunucu + Storage + RAID + Network + VLAN + Firewall + Backup + UPS + Monitoring altyapısını birlikte ele alıyoruz.
Böylece fiziksel sunucu kaynaklarının daha verimli kullanıldığı, servislerin birbirinden ayrıldığı ve gerektiğinde yeni sistemlerin daha kolay eklenebildiği sürdürülebilir bir kurumsal sunucu altyapısı oluşturmayı hedefliyoruz.
İşletmenizde birden fazla fiziksel sunucu bulunuyor, mevcut sunucularınızı yenilemeyi planlıyor veya Active Directory, ERP, dosya sunucusu ve diğer servislerinizi sanal ortama taşımak istiyorsanız mevcut altyapınızı birlikte değerlendirebiliriz.
Bursa Bilgisayar olarak Bursa sunucu sanallaştırma, Hyper-V kurulumu, Proxmox kurulumu, sanal sunucu kurulumu, fiziksel sunucudan sanala geçiş ve kurumsal virtualization çözümleri için işletmenizin ihtiyaçlarına uygun altyapıyı planlıyor, kuruyor ve yapılandırıyoruz.