Bir web sitesi açılmıyor, e-postalar gitmiyor, Microsoft 365 doğrulanmıyor ya da yeni bir sunucuya geçiş sonrası servisler çalışmıyorsa problemin kaynağı çoğu zaman DNS yapılandırması olabilir.
Domain ve DNS yönetimi, işletmenin web sitesi, e-posta, sunucu, VPN, bulut servisleri ve diğer internet tabanlı sistemlerinin doğru adreslere yönlendirilmesini sağlar.
Bursa Bilgisayar olarak Bursa domain ve DNS yönetimi hizmetimiz kapsamında işletmelerin alan adı kayıtlarını, DNS bölgelerini, e-posta yönlendirmelerini ve servis kayıtlarını düzenliyor; domain altyapısını web, mail ve cloud sistemleriyle uyumlu hale getiriyoruz.
Amacımız yalnızca DNS kaydı eklemek değil, işletmenin dijital servislerini etkileyen domain ve DNS altyapısını güvenli, anlaşılır ve yönetilebilir hale getirmektir.
Domain, internet üzerindeki sistemlerin kullanıcılar tarafından kolayca erişilebilmesini sağlayan alan adıdır.
Örneğin:
firmaniz.com
bir domain adresidir.
Bu domain altında;
mail.firmaniz.com
erp.firmaniz.com
vpn.firmaniz.com
gibi farklı servisler oluşturulabilir.
Domainin hangi sunucuya veya servise yönleneceğini DNS kayıtları belirler.
DNS, yani Domain Name System, domain isimlerini IP adresleri ve farklı internet servisleriyle eşleştiren sistemdir.
Örneğin kullanıcı tarayıcıya;
yazdığında DNS sistemi bu adresin hangi sunucuya yönlendirileceğini belirler.
Benzer şekilde e-postaların hangi mail sunucusuna ulaşacağı da DNS üzerindeki MX kayıtlarıyla tanımlanır.
İşletmenin mevcut yapısına göre;
hizmetleri sunuyoruz.
Domain yalnızca web sitesinin adresi değildir.
Bir işletmede domain;
gibi birçok servis için kullanılabilir.
Bu nedenle domain erişim bilgilerinin kaybolması veya yanlış DNS değişikliği yapılması birden fazla servisi aynı anda etkileyebilir.
Kurumsal domainlerin mümkün olduğunca işletmenin kendi hesabında ve kontrolünde tutulması önemlidir.
Domainin eski ajans, çalışan veya farklı bir teknik kişinin kişisel hesabında kayıtlı olması ileride ciddi sorunlara yol açabilir.
İşletme;
bilmelidir.
Domain süresi dolduğunda web sitesi ve e-posta gibi servisler erişilemez hale gelebilir.
Bu nedenle otomatik yenileme kullanılması ve kayıtlı ödeme/e-posta bilgilerinin güncel tutulması önerilir.
Kritik kurumsal domainlerin son güne kadar bekletilmeden yenilenmesi daha güvenli bir yaklaşımdır.
Nameserver, domainin DNS kayıtlarının hangi DNS sağlayıcısı tarafından yönetildiğini belirtir.
Örneğin domain bir firmadan satın alınmış olsa bile DNS;
üzerinde yönetilebilir.
Domain transferi ile nameserver değişikliği aynı işlem değildir.
A kaydı, bir domain veya subdomaini IPv4 adresine yönlendirir.
Örneğin:
www.firmaniz.com → 203.0.113.10
şeklinde bir kayıt oluşturulabilir.
Web sitesi veya sunucu IP adresi değiştiğinde A kaydının güncellenmesi gerekebilir.
AAAA kaydı IPv6 adreslerine yönlendirme için kullanılır.
IPv6 altyapısı kullanılmıyorsa gereksiz veya eski AAAA kayıtları bazı erişim sorunlarına neden olabilir.
Bu nedenle mevcut DNS kayıtları kontrol edilerek yalnızca kullanılan servislerin tutulması önemlidir.
CNAME, bir domain veya subdomaini başka bir domain adına yönlendirmek için kullanılır.
Örneğin;
www.firmaniz.com → firmaniz.com
veya belirli cloud servislerine CNAME ile yönlendirme yapılabilir.
Kullanılacak servis sağlayıcının verdiği hedef kayıt doğru şekilde tanımlanmalıdır.
MX kayıtları domaininize gelen e-postaların hangi mail sunucusuna ulaşacağını belirler.
Örneğin Microsoft 365 kullanılacaksa MX kaydı Microsoft’un ilgili Exchange Online adresine yönlendirilir.
Yanlış MX kaydı;
oluşturabilir.
TXT kayıtları farklı servislerin domain doğrulaması ve güvenlik politikaları için kullanılabilir.
Örneğin;
TXT kayıtları üzerinden çalışabilir.
Eski servislerden kalmış gereksiz TXT kayıtları zaman içerisinde DNS alanını karmaşık hale getirebilir.
SPF, domain adına hangi sunucuların e-posta gönderme yetkisi olduğunu tanımlar.
Örneğin işletmede;
domain adına e-posta gönderiyorsa bunların tamamının SPF yapısında değerlendirilmesi gerekebilir.
Bir domain için birden fazla bağımsız SPF TXT kaydı oluşturmak yanlış yapılandırmaya neden olabilir.
DKIM, gönderilen e-postaların dijital olarak imzalanmasına yardımcı olur.
Mail sağlayıcısının verdiği DKIM kayıtları DNS üzerinde tanımlanır.
Bu kayıtlar TXT veya CNAME formatında olabilir.
DKIM etkinleştirme yöntemi kullanılan e-posta sağlayıcısına göre değişir.
DMARC, SPF ve DKIM sonuçlarını temel alarak domain adına gönderilen mesajlara nasıl davranılacağını belirleyen güvenlik standardıdır.
DMARC politikası;
nonequarantinerejectgibi seviyelerde uygulanabilir.
Ancak domain adına mesaj gönderen tüm sistemler analiz edilmeden doğrudan reject politikasına geçilmesi meşru e-postaların engellenmesine neden olabilir.
E-posta altyapısı değiştirilirken yalnızca MX kaydı yeterli değildir.
Doğru yapı için;
MX + SPF + DKIM + DMARC
birlikte değerlendirilmelidir.
Gerekli durumlarda autodiscover ve servis kayıtları da yapılandırılabilir.
Microsoft 365 kurulumunda domain Microsoft tenantına doğrulanmalıdır.
Ardından ihtiyaca göre;
kayıtları oluşturulur.
DNS değişiklikleri tamamlandıktan sonra Microsoft 365 yönetim paneli üzerinden domain durumu kontrol edilebilir.
Google Workspace kullanılan işletmelerde de domain doğrulaması ve mail yönlendirmesi DNS üzerinden yapılır.
Google tarafından verilen;
uygun şekilde yapılandırılabilir.
SPF, DKIM ve DMARC ayarları ayrıca planlanmalıdır.
Cloudflare DNS, web siteleri ve farklı internet servisleri için yaygın olarak kullanılan DNS platformlarından biridir.
Cloudflare üzerinde;
kayıtları yönetilebilir.
Web servislerinde proxy özelliği kullanılabilirken e-posta gibi bazı servislerde DNS only kullanılması gerekebilir.
Cloudflare’daki turuncu bulut özelliği web trafiğini Cloudflare ağı üzerinden geçirir.
Bu özellik;
gibi avantajlar sağlayabilir.
Ancak mail, SSH veya desteklenmeyen özel servislerin kayıtları proxy üzerinden geçirilmemelidir.
Bu nedenle her DNS kaydında proxy açılması doğru değildir.
DNSSEC, DNS yanıtlarının doğruluğunu kriptografik olarak doğrulamaya yardımcı olan güvenlik mekanizmasıdır.
Domain kayıt firması ve DNS sağlayıcısı destekliyorsa DNSSEC etkinleştirilebilir.
Ancak DNS sağlayıcısı değiştirilecekse DNSSEC yapılandırmasının doğru yönetilmesi gerekir.
Yanlış DS kayıtları domainin DNS çözümlemesinin tamamen durmasına neden olabilir.
Ana domain altında farklı servisler için subdomain oluşturulabilir.
Örneğin;
erp.firmaniz.com
crm.firmaniz.com
vpn.firmaniz.com
app.firmaniz.com
mail.firmaniz.com
Subdomainler farklı sunuculara veya cloud servislerine yönlendirilebilir.
Web sitesi farklı bir sunucuya taşındığında DNS kayıtlarının yeni sunucu IP adresine yönlendirilmesi gerekir.
Taşıma öncesinde;
kontrol edilmelidir.
Eski sunucu yeni site tamamen doğrulanmadan hemen kapatılmamalıdır.
Sunucu IP adresi değiştiğinde domain kayıtlarının da güncellenmesi gerekebilir.
Örneğin;
app.firmaniz.com → Eski IP
yerine;
app.firmaniz.com → Yeni IP
yönlendirmesi yapılabilir.
DNS TTL değeri taşıma sürecini etkileyebilir.
TTL, DNS kayıtlarının resolver sistemlerde ne kadar süre cache’de tutulacağını belirtir.
Örneğin taşıma öncesinde TTL değeri düşürülebilir.
Bu sayede yeni DNS kaydının yayılması daha hızlı olabilir.
Geçiş tamamlandıktan sonra TTL tekrar daha uygun bir değere yükseltilebilir.
DNS kaydı değiştirildiğinde tüm internet üzerinde anında güncellenmeyebilir.
Farklı DNS resolverlar eski kaydı TTL süresi boyunca cache’de tutabilir.
Bu nedenle sunucu veya mail geçişlerinde eski sistem belirli süre açık tutulabilir.
Domain farklı bir kayıt firmasına taşınabilir.
Transfer öncesinde;
kontrol edilir.
Domain transferi sırasında DNS hizmetinin etkilenip etkilenmeyeceği kullanılan sağlayıcıya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
DNS kayıtları bir sağlayıcıdan başka bir sağlayıcıya taşınabilir.
Örneğin mevcut hosting DNS’i;
Hosting DNS → Cloudflare
şeklinde geçirilebilir.
Taşıma öncesinde mevcut tüm kayıtlar çıkarılmalıdır.
Özellikle;
kayıtlarının unutulması e-posta ve diğer servislerin çalışmamasına neden olabilir.
Büyük ve kritik domainlerde DNS kayıtlarının yedeğinin tutulması faydalıdır.
DNS sağlayıcısı değişmeden veya büyük değişiklik yapılmadan önce mevcut kayıtlar dışa aktarılabilir ya da dokümante edilebilir.
Bu sayede yanlış bir değişiklikte eski yapı daha kolay geri getirilebilir.
İşletmenin hangi domainlere sahip olduğu ve hangi servislerin nereden yönetildiği kayıt altında tutulmalıdır.
Örneğin;
| Sistem | Yönetim |
|---|---|
| Domain | Registrar |
| DNS | Cloudflare |
| E-posta | Microsoft 365 |
| Web | Hosting / VPS |
| ERP | Subdomain |
gibi temel bir dokümantasyon oluşturulabilir.
Yıllar içerisinde DNS alanında artık kullanılmayan birçok kayıt kalabilir.
Örneğin;
bulunabilir.
Silmeden önce kayıtların hâlâ herhangi bir servis tarafından kullanılmadığı doğrulanmalıdır.
DNS problemleri farklı şekilde görülebilir.
Örneğin;
gibi sorunlar DNS kaynaklı olabilir.
Bir domainin açılmaması her zaman hosting probleminden kaynaklanmaz.
Sorun;
kaynaklı olabilir.
Domain çözümlemesi ve sunucu erişimi birlikte kontrol edilmelidir.
Domaininize e-posta gelmiyorsa;
kontrol edilmelidir.
Mail sağlayıcısı değiştikten sonra eski MX kayıtlarının kalması sık karşılaşılan problemlerden biridir.
Spam problemlerinde DNS tarafında;
kontrol edilebilir.
Ancak domain ve IP reputation gibi DNS dışındaki faktörler de mail teslimatını etkiler.
Bu nedenle problemi bütün olarak analiz etmek gerekir.
PTR kaydı, bir IP adresinin hangi host adına karşılık geldiğini belirtir.
Özellikle kendi mail sunucusunu kullanan işletmelerde reverse DNS önemlidir.
PTR kaydı genellikle domain DNS panelinden değil IP adresini sağlayan hosting veya internet sağlayıcısı tarafından yönetilir.
Bazı servisler SRV DNS kayıtlarını kullanabilir.
Örneğin iletişim, VoIP veya belirli Microsoft servisleri için SRV kayıtları gerekebilir.
Kullanılan servisin üretici dokümantasyonuna göre doğru kayıt oluşturulmalıdır.
Wildcard DNS ile tanımlanmamış tüm subdomainlerin belirli bir hedefe yönlendirilmesi sağlanabilir.
Örneğin;
*.firma.com
gibi bir yapı oluşturulabilir.
Ancak yanlış wildcard yapılandırması istenmeyen subdomainlerin de çalışmasına neden olabileceği için kullanım amacı net olmalıdır.
SSL sertifikası alınırken domainin doğru sunucuya yönlenmesi gerekir.
Let’s Encrypt gibi sistemlerde domain doğrulaması DNS veya HTTP üzerinden yapılabilir.
Yanlış DNS kaydı SSL sertifikasının oluşturulamamasına neden olabilir.
CDN kullanılan sitelerde web trafiği doğrudan sunucu yerine CDN altyapısı üzerinden geçebilir.
Cloudflare gibi servislerde DNS ve CDN aynı panelden yönetilebilir.
Ancak origin sunucu IP’sinin değişmesi durumunda CDN arkasındaki DNS kayıtlarının da güncellenmesi gerekir.
Bir işletmenin birden fazla domaini olabilir.
Örneğin;
.com.tr ve .com varyasyonlarıbulunabilir.
Bu domainlerin hangi amaçla kullanıldığı ve yenileme tarihleri merkezi olarak takip edilmelidir.
Farklı domainler ana web sitesine yönlendirilebilir.
Örneğin;
firma.net → firma.com
şeklinde yönlendirme yapılabilir.
Ancak SEO açısından 301 HTTP yönlendirmesi ile yalnızca DNS kaydı oluşturmak aynı şey değildir.
Web yönlendirmesi sunucu veya CDN seviyesinde ayrıca yapılandırılmalıdır.
DNS yönetim hesabının ele geçirilmesi ciddi bir güvenlik problemidir.
Saldırgan;
yönlendirebilir.
Bu nedenle registrar ve DNS yönetim hesaplarında güçlü parola ve mümkün olduğunda MFA kullanılmalıdır.
Domain ve DNS yönetim hesapları kritik sistemlerdir.
Destekleyen servislerde MFA etkinleştirilmesi önerilir.
Özellikle domain registrar, Cloudflare ve Microsoft 365 administrator hesaplarının korunması önemlidir.
DNS yönetimi için herkesle ana hesap parolasının paylaşılması doğru değildir.
Destekleyen platformlarda kullanıcı bazlı yetkilendirme yapılabilir.
Örneğin teknik ekip DNS kayıtlarını düzenlerken finans personelinin domain transfer yetkisine sahip olmasına gerek yoktur.
İşletmelerde zaman zaman domainin hangi firmada kayıtlı olduğu bilinmeyebilir.
WHOIS/RDAP ve mevcut hesaplar üzerinden domain kayıt firması belirlenebilir.
Ardından domain yönetiminin kurumsal hesaplara alınması planlanabilir.
Web sitesi hizmeti aldığınız ajansı değiştirmek domaini kaybetmeniz gerektiği anlamına gelmez.
Domain işletmenin varlığıdır ve mümkün olduğunca işletme adına yönetilmelidir.
Ajans yalnızca gerekli DNS ve teknik yönetim yetkisine sahip olabilir.
Domain web adresidir.
Hosting ise web sitesinin dosyalarının bulunduğu sunucu hizmetidir.
Domain bir firmada, web hosting başka firmada ve e-posta Microsoft 365 üzerinde olabilir.
DNS bu farklı servisleri birbirine bağlar.
Domain süresi aktif olabilir ancak mail hizmeti farklı bir sağlayıcıda çalışabilir.
Mail sunucusu değiştiğinde domain transfer etmek gerekmez.
Yalnızca DNS üzerindeki MX ve ilgili mail kayıtları değiştirilebilir.
Genel olarak şu şekilde ilerliyoruz:
Domain ve DNS yönetimi hizmetlerimiz;
için planlanabilir.
Bursa Bilgisayar olarak Domain & DNS yönetimini yalnızca birkaç DNS kaydı eklemek şeklinde değerlendirmiyoruz.
Domain + DNS + Web Hosting + Cloud + Microsoft 365 + Kurumsal E-posta + SPF + DKIM + DMARC + SSL + Sunucu altyapısını birlikte ele alıyoruz.
Bu sayede domaininizin web sitesi, kurumsal e-posta ve diğer IT servisleriyle doğru çalışmasını sağlarken, ileride sunucu veya servis sağlayıcı değişikliklerinde yönetilebilir bir DNS altyapısı oluşturmayı hedefliyoruz.
Domaininizin nerede yönetildiğinden emin değilseniz, DNS kayıtlarınız karmaşık hale geldiyse, Microsoft 365 veya yeni mail sistemine geçiyor ya da web ve sunucu altyapınızı taşıyorsanız mevcut yapınızı birlikte inceleyebiliriz.
Bursa Bilgisayar olarak Bursa domain yönetimi, DNS yönetimi, Cloudflare DNS, domain yönlendirme, MX kaydı, SPF, DKIM, DMARC, Microsoft 365 DNS ve domain teknik destek ihtiyaçlarınız için alan adı ve DNS altyapınızı düzenli, güvenli ve yönetilebilir hale getiriyoruz.