İşletmelerin tüm sunucu altyapısını kendi ofisinde fiziksel cihazlarla barındırması her zaman gerekli değildir. Web uygulamaları, ERP sistemleri, veritabanları, uzaktan erişim servisleri ve özel kurumsal yazılımlar uygun bir bulut sunucu altyapısında çalıştırılabilir.
Bursa Bilgisayar olarak Bursa bulut sunucu çözümleri kapsamında işletmeler için VPS, sanal sunucu ve cloud server altyapılarının kurulumu, yapılandırılması, güvenliği, yedeklenmesi ve yönetimi konusunda destek sağlıyoruz.
Bulut sunucuyu yalnızca internette çalışan bir sanal makine olarak değil; network, firewall, VPN, domain, DNS, yedekleme ve monitoring sistemleriyle birlikte çalışan kurumsal bir altyapı olarak ele alıyoruz.
Bulut sunucu, fiziksel bir veri merkezi altyapısı üzerinde sanal olarak oluşturulan ve internet üzerinden erişilebilen sunucu sistemidir.
İhtiyaca göre;
olarak kullanılabilir.
CPU, RAM, disk ve network kapasitesi ihtiyaca göre seçilebilir ve uygun sağlayıcılarda zaman içerisinde artırılabilir.
İşletmenin kullanım amacına göre;
hizmetleri sunuyoruz.
VPS ve cloud server terimleri zaman zaman birbirinin yerine kullanılır ancak sağlayıcının altyapısına göre farklılık gösterebilir.
VPS genellikle tek fiziksel host üzerindeki sanal kaynakları ifade eder.
Cloud Server ise daha dağıtık ve esnek bir sanallaştırma altyapısı üzerinde sunulabilir.
Ancak satın alma sırasında yalnızca ürün adına bakmak yerine;
özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir.
Microsoft tabanlı uygulamalar için Windows Server çalışan cloud server sistemleri kurulabilir.
Örneğin;
Windows bulut sunucu üzerinde çalıştırılabilir.
Kullanılacak uygulamanın cloud ortamında desteklenip desteklenmediği önceden kontrol edilmelidir.
Web uygulamaları, API servisleri, Docker, veritabanı ve özel yazılımlar için Linux Server tercih edilebilir.
İhtiyaca göre;
gibi dağıtımlar kullanılabilir.
Linux bulut sunucularda Nginx, Docker, PostgreSQL, MySQL, Redis ve diğer servisler yapılandırılabilir.
Kurumsal web uygulamaları ve özel yazılımlar cloud server üzerinde yayınlanabilir.
Örneğin;
app.firma.com
erp.firma.com
crm.firma.com
gibi uygulamalar reverse proxy ve SSL ile internete sunulabilir.
Uygulamanın güvenlik ihtiyacına göre doğrudan internet erişimi yerine VPN veya erişim kısıtlamaları da uygulanabilir.
Modern uygulamalar Docker containerları içerisinde çalıştırılabilir.
Bulut sunucu üzerinde;
Application
Database
Redis
Worker
Reverse Proxy
gibi servisler ayrı containerlarda çalıştırılabilir.
Docker Compose ile servisler merkezi olarak yönetilebilir.
Kalıcı verilerin doğru volume yapılarında saklanması özellikle önemlidir.
ERP sistemleri uygun koşullarda bulut sunucular üzerinde çalıştırılabilir.
Bu yapı özellikle birden fazla lokasyondan erişim sağlayan işletmeler için avantajlı olabilir.
ERP cloud server planlanırken;
değerlendirilmelidir.
SQL Server, PostgreSQL, MySQL ve diğer database sistemleri bulut sunucu üzerinde çalıştırılabilir.
Veritabanının doğrudan internete açık olması yerine yalnızca uygulama sunucusu veya belirli networklerden erişilebilir hale getirilmesi daha güvenli bir yapıdır.
Örneğin;
İnternet → Web/App Server → Database Server
şeklinde katmanlı mimari oluşturulabilir.
Küçük projelerde uygulama ve veritabanı aynı sunucuda çalışabilir.
Ancak sistem büyüdükçe;
Application Server
ve
Database Server
ayrılabilir.
Bu yapı performans, güvenlik ve ölçekleme açısından avantaj sağlayabilir.
Her işletmenin başlangıçta birden fazla sunucu kullanması gerekli değildir.
Sunucu seçimi yalnızca “kaç GB RAM?” sorusuna göre yapılmamalıdır.
Şu kriterler birlikte değerlendirilmelidir:
Kaynaklar gereğinden fazla seçilirse maliyet yükselir; düşük seçilirse performans problemi oluşur.
Bazı uygulamalar çok çekirdekten faydalanırken bazıları yüksek tek çekirdek performansına daha fazla ihtiyaç duyabilir.
Özellikle veritabanı ve ERP sistemlerinde uygulamanın çalışma şekline göre CPU seçimi yapılmalıdır.
Paylaşımlı vCPU ile dedicated CPU arasında da performans farkları olabilir.
Web uygulaması, veritabanı ve işletim sistemi aynı sunucuda çalışıyorsa RAM ihtiyacı toplam iş yüküne göre belirlenmelidir.
RAM tamamen dolduğunda swap kullanımı artabilir ve ciddi performans sorunları oluşabilir.
Monitoring ile gerçek RAM kullanımı takip edilerek kapasite artırımı planlanabilir.
Disk performansı özellikle veritabanı ve yoğun dosya kullanan sistemlerde kritik olabilir.
SSD veya NVMe tabanlı cloud storage daha düşük gecikme ve daha yüksek I/O performansı sağlayabilir.
Ancak sağlayıcıların “NVMe” etiketi tek başına gerçek performansı garanti etmez; altyapının genel kalitesi de önemlidir.
İnternete açık bir cloud server mutlaka güvenlik açısından planlanmalıdır.
Firewall üzerinde yalnızca ihtiyaç duyulan portlar açık bırakılmalıdır.
Örneğin web server için;
80 / 443
açık olabilirken SSH veya RDP erişimi yalnızca belirli IP adresleri ya da VPN üzerinden sınırlandırılabilir.
Linux bulut sunucularda SSH erişimi kritik yönetim servisidir.
Mümkün olduğunda;
gibi ek güvenlik önlemleri kullanılabilir.
Windows cloud server üzerinde RDP doğrudan tüm internete açık bırakılmamalıdır.
Daha güvenli yapı;
Kullanıcı → VPN → Firewall → RDP
veya IP kısıtlı erişim olabilir.
MFA destekleyen ek çözümler de değerlendirilebilir.
Bulut sunucu, şirket networkünün bir parçası haline getirilebilir.
Örneğin;
Bursa Ofis
↓
Site-to-Site VPN
↓
Cloud Network
↓
ERP Server
şeklinde yapı oluşturulabilir.
Bu sayede sunucunun kritik servislerini doğrudan internete açmadan ofis kullanıcılarına erişim sağlanabilir.
Lokal network ile cloud altyapısı arasında güvenli bağlantı kurulabilir.
Bu yapı hibrit cloud sistemlerinde önemlidir.
Örneğin şirket içindeki Active Directory veya dosya sistemleri ile cloud üzerindeki uygulama sunucuları belirli kurallar dahilinde iletişim kurabilir.
Birden fazla cloud server kullanılan projelerde sağlayıcının private network özellikleri kullanılabilir.
Örneğin;
Public Network → Web Server
Private Network → Database Server
şeklinde yapı oluşturulabilir.
Veritabanının public IP üzerinden erişilebilir olmaması güvenliği artırabilir.
Bir sunucuda birden fazla uygulama çalışıyorsa reverse proxy kullanılabilir.
Örneğin;
crm.firma.com → CRM Container
erp.firma.com → ERP
api.firma.com → API
Nginx veya uygun diğer reverse proxy sistemleriyle SSL ve yönlendirmeler merkezi olarak yönetilebilir.
İnternet üzerinden kullanılan web ve API servislerinde HTTPS kullanılmalıdır.
Let’s Encrypt veya uygun ticari sertifikalar kurulabilir.
Destekleyen sistemlerde sertifika yenilemeleri otomatik hale getirilebilir.
Bulut sunucunun domain üzerinden erişilebilmesi için DNS kayıtları oluşturulur.
Örneğin;
app.firma.com → Cloud Server IP
şeklinde A kaydı kullanılabilir.
Cloudflare veya farklı DNS sağlayıcılarıyla birlikte güvenlik ve proxy özellikleri de değerlendirilebilir.
Web tabanlı servislerde Cloudflare;
için kullanılabilir.
Ancak SSH, mail veya desteklenmeyen özel servisler Cloudflare proxy üzerinden çalıştırılmamalıdır.
Cloud server çalışıyor olması verinin otomatik olarak güvende olduğu anlamına gelmez.
Sunucu için ayrıca;
planlanmalıdır.
Tek bir cloud sağlayıcısına bağımlı kalmamak kritik sistemlerde değerlendirilebilir.
Cloud sağlayıcıların önemli bölümünde snapshot özelliği bulunur.
Özellikle büyük güncelleme veya sistem değişiklikleri öncesinde snapshot alınabilir.
Ancak snapshot tek başına uzun dönem backup değildir.
Sağlayıcı hesabının veya tüm altyapının kaybı durumunda snapshot da kullanılamayabilir.
Cloud sunucunun backup’ı aynı sağlayıcının dışında tutulabilir.
Örneğin;
Cloud Server A
↓
Backup
↓
Cloud Provider B / Lokal NAS
şeklinde farklı altyapıda kopya oluşturulabilir.
Bu yapı sağlayıcı bağımlılığını azaltabilir.
Buluttaki kritik sunucu verileri işletmenin lokal NAS sistemine yedeklenebilir.
Örneğin;
Cloud Server → VPN/Encrypted Backup → Bursa NAS
şeklinde bir yapı oluşturulabilir.
Veri miktarı ve internet kapasitesi bu yapının uygulanabilirliğini etkiler.
Bulut sunucuların sürekli takip edilmesi önemlidir.
Monitoring kapsamında;
takip edilebilir.
Belirli limitler aşıldığında uyarılar oluşturulabilir.
Cloud serverlarda disk kapasitesi sınırlıdır.
Özellikle;
zaman içerisinde diski doldurabilir.
Disk tamamen dolduğunda uygulama veya veritabanı servisleri durabilir.
Web, uygulama ve sistem loglarının kontrolsüz büyümesi depolama alanını tüketebilir.
Log rotation ve retention politikaları oluşturulabilir.
Kritik sistemlerde loglar merkezi bir monitoring veya SIEM sistemine de aktarılabilir.
Windows ve Linux cloud serverların güncellemeleri düzenli yapılmalıdır.
Ancak kritik sistemlerde otomatik ve kontrolsüz major upgrade yapılması uygulama uyumluluğunu bozabilir.
Güncelleme öncesinde backup ve uygulama gereksinimleri kontrol edilmelidir.
Kurumsal cloud server güvenliği katmanlı olarak ele alınmalıdır.
Örneğin;
Firewall + Güncellemeler + Güçlü Kimlik Doğrulama + VPN + Endpoint/EDR + Backup + Monitoring
birlikte kullanılabilir.
İnternete açık sunucular sürekli otomatik saldırı denemelerine maruz kalabilir.
Linux sistemlerde internetten erişilen servislerin başarısız oturum denemeleri izlenebilir.
Fail2ban gibi sistemler tekrarlayan giriş denemelerine karşı belirli IP adreslerini geçici olarak engelleyebilir.
Ancak bu sistemler güçlü authentication ve firewall kullanımının alternatifi değildir.
Sunucu sağlayıcısının kontrol paneli kritik bir erişim noktasıdır.
Panel hesabı ele geçirilirse saldırgan sunucuları silebilir veya değiştirebilir.
Bu nedenle cloud sağlayıcı hesabında mümkün olduğunda MFA kullanılmalıdır.
Sunucuda günlük uygulama kullanımı ile yönetici erişimi birbirinden ayrılmalıdır.
Linux sistemlerde tüm kullanıcıların root, Windows sistemlerde tüm kullanıcıların Administrator olması uygun değildir.
Minimum yetki prensibi uygulanmalıdır.
Şirket içerisindeki fiziksel veya sanal sunucular cloud altyapısına taşınabilir.
Migration öncesinde;
analiz edilir.
Her lokal sunucunun buluta taşınması ekonomik veya teknik olarak doğru olmayabilir.
Mevcut cloud sağlayıcı değiştirilmek istenirse sunucular farklı platforma taşınabilir.
Migration kapsamında;
yeniden yapılandırılabilir.
Geçiş öncesinde rollback planı oluşturulması önemlidir.
Bazı işletmeler zaman içerisinde artan cloud maliyetleri veya performans ihtiyaçları nedeniyle belirli sistemleri tekrar lokal altyapıya taşıyabilir.
Yeni fiziksel veya sanallaştırma altyapısı hazırlanarak cloud servisleri kontrollü şekilde on-premise ortama taşınabilir.
Her işletme için tek bir cevap yoktur.
Cloud avantajları:
On-Premise avantajları:
İşletmenin yapısına göre hibrit model daha doğru olabilir.
Hibrit cloud, lokal ve bulut sistemlerinin birlikte kullanılmasıdır.
Örneğin;
Lokal:
Cloud:
şeklinde yapı oluşturulabilir.
İki ortam site-to-site VPN üzerinden birbirine bağlanabilir.
Cloud üzerindeki Windows sunucular lokal Active Directory ortamına dahil edilebilir.
Bunun için güvenli network bağlantısı ve DNS yapılandırması gerekir.
Alternatif olarak bazı yapılarda Microsoft Entra ID tabanlı bulut kimlik yönetimi kullanılabilir.
Cloud sunucu verileri lokal veya başka cloud NAS sistemlerine yedeklenebilir.
Aynı şekilde lokal NAS’taki bazı veriler cloud sunucular tarafından kullanılabilir.
Ancak sürekli büyük veri transferi gereken uygulamalarda internet gecikmesi ve bandwidth dikkate alınmalıdır.
Bulut sistemleri felaket kurtarma amacıyla kullanılabilir.
Örneğin lokal sunucuların backup’ları cloud ortamında tutulabilir.
Ana fiziksel sunucu kaybedildiğinde belirli servisler cloud üzerinde geçici olarak devreye alınabilir.
Bu mimari RPO ve RTO hedeflerine göre planlanmalıdır.
Cloud maliyetini yalnızca aylık VPS fiyatı oluşturmaz.
Toplam maliyete;
dahil olabilir.
Özellikle sürekli büyüyen depolama ve yüksek trafik maliyetleri önceden hesaplanmalıdır.
Düşük fiyatlı VPS küçük web siteleri veya test sistemlerinde yeterli olabilir.
Ancak kritik ERP ve veritabanı sistemlerinde;
daha önemli hale gelir.
İşletmenin kritik sistemlerini yalnızca en düşük fiyat üzerinden seçmek doğru değildir.
Cloud server seçerken veri merkezinin fiziksel konumu gecikme ve mevzuat açısından önemli olabilir.
Türkiye’deki kullanıcılara hizmet veren uygulamalarda Türkiye veya yakın Avrupa lokasyonları performans açısından değerlendirilebilir.
Kişisel veri içeren sistemlerde işletmenin KVKK ve diğer hukuki yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Bazı cloud sağlayıcılar belirli uptime seviyeleri için SLA sunabilir.
Ancak SLA sisteminizin asla kesilmeyeceği anlamına gelmez.
Kritik uygulamalarda uygulama seviyesinde yedeklilik ve Disaster Recovery ayrıca planlanmalıdır.
Tek bir cloud server kritik sistemlerde yine tek hata noktası olabilir.
İhtiyaca göre;
gibi daha gelişmiş high availability çözümleri oluşturulabilir.
Bu tür yapılar maliyet ve yönetim açısından daha karmaşıktır.
Yoğun web ve uygulama sistemlerinde trafik birden fazla sunucuya dağıtılabilir.
Örneğin;
Load Balancer
→ APP01
→ APP02
şeklinde yapı kurulabilir.
Ancak uygulamanın session ve database mimarisinin buna uygun olması gerekir.
Bazı public cloud platformlarında talebe göre sunucu sayısının otomatik artıp azalması sağlanabilir.
Bu özellik yüksek değişken trafik alan web ve SaaS uygulamalarında faydalı olabilir.
Standart KOBİ ERP sistemlerinde ise çoğu zaman gerekli değildir.
Bulut sunucu yalnızca büyük şirketler için değildir.
Küçük işletmeler;
için cloud server kullanabilir.
İşletmenin ihtiyacından daha karmaşık cloud mimarisi oluşturmak yerine sade ve yönetilebilir yapı tercih edilmelidir.
Fabrikalarda belirli uygulamalar cloud üzerinde çalıştırılabilirken üretim sistemleri lokal tutulabilir.
Örneğin;
Cloud → ERP / CRM
Lokal → Üretim / Dosya / Otomasyon
ve iki ortam arasında site-to-site VPN oluşturulabilir.
Bu sayede hibrit bir IT mimarisi kurulabilir.
Merkez, fabrika ve şubeleri bulunan işletmeler için merkezi uygulamaların cloud üzerinde çalıştırılması yönetimi kolaylaştırabilir.
Tüm lokasyonlar internet veya VPN üzerinden merkezi sisteme bağlanabilir.
Bu modelde internet yedekliliği özellikle önemlidir.
Genel olarak şu şekilde ilerliyoruz:
Bulut sunucu çözümlerimiz özellikle;
için planlanabilir.
Bursa Bilgisayar olarak bulut sunucuyu yalnızca bir VPS satın alıp kullanıcıya teslim etmek şeklinde değerlendirmiyoruz.
Cloud Server + Windows/Linux + Docker + Database + Firewall + VPN + Domain + DNS + SSL + Backup + Monitoring + Disaster Recovery altyapısını birlikte ele alıyoruz.
Böylece işletmenin uygulamalarını güvenli, yedekli, yönetilebilir ve gerektiğinde büyütülebilir bir cloud altyapısında çalıştırmayı hedefliyoruz.
ERP, CRM, web uygulaması veya özel yazılımınız için yeni bir bulut sunucuya ihtiyaç duyuyor, mevcut fiziksel sunucunuzu cloud ortamına taşımayı planlıyor veya mevcut VPS altyapınızın performans ve güvenliğini iyileştirmek istiyorsanız sisteminizi birlikte değerlendirebiliriz.
Bursa Bilgisayar olarak Bursa bulut sunucu, cloud server, VPS kurulumu, Windows cloud server, Linux VPS, Docker sunucu, ERP cloud sunucu ve kurumsal bulut çözümleri ihtiyaçlarınız için işletmenize uygun altyapıyı planlıyor, kuruyor ve yönetiyoruz.